Download WordPress Themes, Happy Birthday Wishes
Anasayfa / Çevre Görevlisi Sınav Hazırlık Eğitim Notları / ENDÜSTRİYEL ATIK YÖNETİMİ Ders Notları İndir

ENDÜSTRİYEL ATIK YÖNETİMİ Ders Notları İndir

ENDÜSTRİYEL ATIK YÖNETİMİ Ders Notları

Mehmet ÇAKMAKÇI 

İnsanın varoluşu ile birlikte atık oluşumu da başlamıştır. Yiyecek, giyecek ve barınma ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kullanılan hammaddelerin kalıntıları ve kullanılan hammaddelerden zamanla oluşan kalıntılar atıkları oluşturmaktadır.

İnsanlar ihtiyaçlarını daha kolay ve hızlı temin edebilmek için sürekli yeni araçlar geliştirmiştir. Bu geliştirilen araç ve gereçlerle sanayi diğer bir deyişle endüstriler oluşturulmuştur.

Sanayinin gelişimi yavaş hareket eden bir süreçle olmuştur. Ayrıca, bu süreç belirli ürün ve üreticilerden de etkilemiştir. Sanayinin gelişimi 1700’lü yılların sonuna doğru tüm Avrupa’da başlamıştır. 1820’li yıllarda buharla çalışan tekstil dokuma makineleri geliştirilmiştir. 1860’lı yıllarda bu makineler Amerika Birleşik Devletleri’nde de kullanılmaya başlanmıştır.

İlk olarak 1844 yıllında Alman sosyalist yazar Friedrich Engels tarafından “Sanayi Devrimi” terimi kullanılmıştır. Tarımdan sanayiye geçiş İngiltere’de 18. yüzyılın ortalarından 19. yüzyılın ortalarına kadar devam etmiştir. Sanayi devriminde ilerleme üç ana sektörde olmuştur. Bunlar; (1) tektil, (2) demir ve çelik, (3) enerji sektörüdür.

Hızlı gelişim periyodundan önce sanayiler genellikle nehir kenarlarına kurulurdu. Taşıma ve enerji temini için su gücünden faydalanılırdı. Örnek olarak, hammaddelerin getirilmesi ve ürünlerin pazarlara sevki bu nehirler vasıtasıyla gerçekleştirilirdi. Su kaynağı ile sanayi arasında belirli bir seviye farkının olması halinde yüksek seviyedeki su makineye bağlı çarkı döndürerek makinelerin çalışması için gerekli enerjiyi sağlardı. Geçmişte yaygın olarak kullanılan su değirmenleri sudan enerji temini ile işletilen endüstrilerdendir.

1880 ila 1910 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri’nde hızlı sanayi gelişmesi oldu. Bu hızlı sanayi büyümesi sonucu sanayiden kaynaklanan hava kirliliği ve kirlenmiş sular oluştu. 1930’lu yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nde sanayi atıklarının arıtılmasıyla ilgili ciddi çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. ABD’de sanayi üretiminin başlamasıyla sanayi kaynaklı sıvı ve katı atıklar ile yüzeysel ve yer altı sularında kirlenmeler başlamıştır. Bu kirlenmelerin izleri daha çok Sanayi Devrimi sürecini göstermektedir.

Endüstriyel sıvı atıkların izleri 1900’lü yıllara kadar gitmektedir. Kirlenmeyi, suların faydalı kullanımının endüstriyel atıklar tarafından olumsuz etkilenmesi olarak tanımlarsak, 19. yüzyıla kadar bu tür bir kirlenmenin pek olmadığını kabul edebiliriz. Kömür, enerji üretimi, mandıracılık, tekstil, konserve üretimi, dericilik ve kağıt gibi insan yaşamı için gerekli olan temel endüstriler, çevresel kirlilik problemi ile karşılaşılan ilk endüstrilerdir. Tuz, klor, soda külü gibi tuz bozunma ürünleri içeren inorganik kimya endüstrileri kronolojik olarak daha sonra gelişen endüstrilerdir. Bunları şeker, nişasta ve selülozik atıklar gibi organik kimyasal tesisleri izlemektedir.

1930’larda tüm endüstriler suyollarına deşarj ettikleri atıkların kirlilik kaynağı olduğunu görünce tehlikenin farkına varmışlardır. II. Dünya Savaşı endüstriyel üretimlerin artmasını sağlamıştır. Metal kaplama, petrol rafineleri ve tekstil sektöründe yeni ürünler ve yani atıkların oluşumu artmıştır. Radyoaktif, petrokimya ve sentetik organik kimyasallar geliştirilmiş ve 1940-1950’li yıllarda bu endüstrilerden kaynaklanan atıklar çevreye verilmeye başlanmıştır. Bu süreçte, önemli çevresel problemlerle karşı karşıya kalınmıştır.

1940’lı yıllardan sonra, yeni endüstriyel ürünlerin toksik ve biyolojik olarak ayrışmayan atıkları oluşmuştur. Bu atıklar normal evsel atıklardan farklıdır. Birkaç yıl endüstriler atıklarının arıtılmaması konusunda ikilem içinde kalmışlardır. Çoğu sanayici atıklarının arıtılmasında etkili olmayacağını bilmesine rağmen belediyelerin uygulamış olduğu arıtma yöntemleri ile atıklarını arıtmaya karar vermiştir. Bu sıralarda sanayicilerle kamu kurumları endüstriyel atıkların uygun yöntemlerle arıtılması için tartışmalar yaşanmıştır. Geri dönüşüm, üretim yöntemleri ve malzemelerinde yaşanan gelişmeler olmasına rağmen, ne yazık ki günümüzde de 50 yıl önceki gibi endüstriyel atıklarının en uygun yöntemle arıtılması konusunda tartışmalar devam etmektedir.

1.2. Endüstriyel Atıklar

Sanayi ve üretim tesislerinde bir işlem sırası veya sonrasında ortaya çıkan atıklara “endüstriyel atıklar” denir. Endüstriyel atıkların arıtma ve uzaklaştırma yaklaşımları evsel atıklardan farklıdır. Evsel atıkların özellikleri genelde benzer iken, sadece aynı üretimi ve atığı oluşturan endüstriyel tesis atıklarının özelliklerinde benzerlik olabilmektedir. Evsel atıkların bertaraftı için uygulanan arıtma yöntemleri çoğu yerleşim birimlerinde ya aynı ya da benzerdir. Bir endüstriyel tesisten alınan atığın özelliği ile diğer bir endüstriyel tesisten alınan atığın özelliği farklılık gösterdiğinden benzer arıtma prosesleri tüm endüstriyel atıklar için kullanılamamaktadır. Bazı durumda benzer bertaraf yöntemleri kullanılsa bile farklı işletim şartları gerektirmektedir.

Endüstriden kaynaklanan atıklar genelde üç farklı sınıfa ayrılmaktadır (Şekil 1). Bunlar sıvı, katı ve gaz hava kirletici atıkladır. Her bir atık sınıfının arıtımı ya da bertaraftı farklı birimler tarafından denetlenmekte ve gerçekleştirilmektedir. Bu üç farklı atık sınıfı için …

Dosya olarak aşağıdaki linkten indirebilirsiniz;

7.ENDÜSTRİYEL ATIK YÖNETİMİ.doc

Cevapla

afyon escort bodrum escort gaziantep escort canakkale escort kayseri escort samsun escort kuşadası escort adana escort baku escort diyarbakır escort diyarbakır escort istanbul escort diyarbakır escort< /a> duzce escort